|
DÜNYA KADINLAR GÜNÜ |
|
DÜNYA KADINLAR GÜNÜ Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması için verilen mücadele ile New York’da 8 Mart 1950 tarihinde ilk temsili başlangıç sayıldı 40 bin işçinin insanlık dışı çalışmalarından dolayı başlattıkları grevde çıkan yangında 129 kadın öldü. Danimarka’nın 1910 yılında Kopenhag da yapılan kadınlar toplantısında Almanya Sosyal Demokrat Partisinin önerisiyle oy birliği ile kabul edildi. 1975 yılında ise Dünya Kadınlar gününü ilan eden Birleşmiş Milletler örgütü 16 Mart 1977 tarihinde 8 Martın tüm kadınlar için DÜNYA KADINLAR GÜNÜ olarak kutlanması kararlaştırıldı. Peki, tüm bu çabalar ile kadınların durumu ne âlemde. Kadına şiddet var mı? Var. Kadına, kız çocuğa taciz var mı? Var. Çalışan kadının namusunu koruyamayacağı inancı ile eşinden izin alma zorunluluğu var mı var. Ev bakımı, eş bakımı, çocuk bakımı hepsi kadının üzerinde erkekten yardım var mı var diyemiyorum büyük çoğunluk hayır. Son günlerde kadına kıza şiddetin boyutu inanılmaz ürkütücü boyutlarda. Cinayetler e varan, yüz vermedi, beni istemedi, ayrılmayı istedi, seks yapmayı kabul etmedi gibi sebeplerle kafa kesmeler. 20-30 bıçak darbeleri ile herkesin gözü önünde sokakta- caddede—okulda- iş yerinde öldürmeler canice cana kıymalar varken, Örneğin; Polisin gözü önünde Adana 57 bıçak darbesi yiyen AYŞEGÜL Porsuk yaşıyor ama ömür boyu ruhunda yüzünde bedeninde o izler varken, nasıl unutur o yaşadıklarını diye düşünürken. Öldürülen -yakılan Töre cinayetleri ile taşlanarak diri diri toprağa gömerek canına kıyılan kızlarımız kadınlarımız varken, eve yanlış telefon geldi kapandıysa veya pazarcıyla fazla konuşulduysa bunlarda dayak beklide ölüm nedeni olabiliyor kadınlarımız için erkek egemen toplumumuzda maalesef. Pencereden baktı diye Güneydoğuda kadınların kocasından dayak yediğine de tanık olduktan sonra, ne yapayım ben DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLAMASINI.
Ne anlamı var DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLAMASININ demeden edemiyorum. Sevgilerimle Gülsen Birdal |